Posted on Şubat 9, 2025
Avustralya aksanı
Selamlar! Avustralya aksanıyla İngilizce öğrenmek istiyorsanız doğru yerdesiniz! Büyüleyici bir Avustralya aksanına sahip mimar ve model Bianca Censori- ile sizlerle paylaşacak süper havalı bir şeyimiz var. 🇦🇺✨
Bu yazıda, Bianca'dan İngilizce'de daha doğal ve kendinden emin konuşmak isteyen herkes için altın değerinde 9 cümle seçtik. İster bir mülakata hazırlanın, ister iş yerinde beyin fırtınası yapın ya da sadece konuşmalarınızı renklendirmek isteyin, bu ifadeler sizin yeni en iyi arkadaşlarınız!
Bu ifadeleri özel kılan nedir? Kendiniz hakkında konuşmak veya düşüncelerinizi düşünceli ve gösterişli bir şekilde paylaşmak istediğiniz zamanlar için mükemmeldirler. Ayrıca, çok yönlüdürler; her türlü durumda kullanabilirsiniz. Bazıları konuları başlatmak veya değiştirmek için harikadır, diğerleri ise güzelce toparlamanıza yardımcı olur.
Dürüst olalım, eğer Avustralyalı havasını ve ritmini seviyorsanız, bunları pratik etmeye bayılacaksınız! İster bir sonraki mülakatınızda başarılı olmayı hedefleyin, ister sadece bir profesyonel gibi sohbet etmek isteyin, Bianca'nın cümleleri parlamanıza yardımcı olmak için burada. 💪
Öyleyse, dalmaya ve bir yerli gibi konuşmaya başlamaya hazır mısınız? Hadi başlayalım!
Örnek 1: Yeni bir pazarlama stratejisinin tartışıldığı bir ekip toplantısında bir meslektaşınız şöyle sorabilir, “What does that look like, what does that feel like?” Önerilen planın daha net bir resmini elde etmek için.
Örnek 2: Bir tatil planlarken, bir arkadaş sorabilir, “What does that look like, what does that feel like?” Yeni bir ülkeye seyahat etme deneyimini anlamak için.
Örnek 1: Temel insan ihtiyaçlarının tartışıldığı bir felsefe dersinde, bir öğrenci barınmanın önemini vurgulamak için bu ifadeye başvurabilir.
Örnek 2: Evsizler barınağında gönüllü olarak çalışan biri şöyle diyebilir, “To the familiar idea, of the human need, to be sheltered,” Yaptıkları işin neden önemli olduğunu vurgulamak için.
Örnek 1: İş yerindeki bir beyin fırtınası oturumunda, bir çalışan şöyle ifade edebilir, “Idealistically, it would be to launch the product globally” Vizyonlarını paylaşmak.
Örnek 2: Kişisel hedefleri tartışırken birisi şöyle diyebilir, “Idealistically, it would be to travel the world” İsteklerini paylaşmak.
Örnek 1: Bir kariyer danışmanlığı oturumunda bir öğrenci şöyle diyebilir, “My passion for engineering lies in problem-solving” İlgi alanlarını belirtmek için.
Örnek 2: Bir ağ oluşturma etkinliğinde bir mimar şöyle diyebilir, “My passion for architecture lies in sustainable design” odak noktalarını tanımlamak için.
Örnek 1: İş yerindeki bir geri bildirim oturumunda bir çalışan şöyle diyebilir, “Specifically for me, I’d love to see more opportunities for professional development.” Arzularını ifade etmek.
Örnek 2: Toplumsal iyileştirmeler tartışılırken bir sakin şöyle diyebilir, Specifically for me, I’d love to see better public transportation” Dileklerini paylaşmak.
Örnek 1: Karar verme stilleri hakkında arkadaşlarla yapılan gayri resmi bir sohbette, birisi şöyle açıklayabilir, “That’s really, just kinda, how my brain works” Metodik yaklaşımlarını tanımlamak için.
Örnek 2: Problem çözme teknikleri hakkında konuşurken bir meslektaşınız şöyle diyebilir, “That’s really, just kinda, how my brain works” Doğal eğilimlerini tanımlamak için.
Örnek 1: Bir derste profesör şöyle diyebilir, “To elaborate, on what I was saying” Karmaşık bir konu hakkında daha fazla ayrıntı vermeden önce.
Örnek 2: Bir toplantıda, kısa bir açıklamadan sonra, bir ekip üyesi şöyle diyebilir, “To elaborate, on what I was saying” Daha fazla bağlam eklemek için.
Örnek 1: Birisi şöyle diyebilir, “For what, it really means” Şeffaflığı ve gerçekliği vurgulamak için ve aynı zamanda konuşmanın sizin tarafınızı sonlandırmanın yaygın bir yoludur.
Örnek 1: Bir ekip retrospektifinde, bir üye şöyle düşünebilir, “I think we can learn a lot, from conceptualising, some of these projects” Geçmiş çalışmalara dönüp bakmak.
Örnek 2: Bir toplum etkinliğini planlarken bir gönüllü şöyle diyebilir, “I think we can learn a lot, from conceptualising, some of these projects” Planlama sürecinin değerinin vurgulanması.
Ve işte karşınızda! Bianca'dan İngilizce oyununuza seviye atlatacak 9 cümle. 🚀💬